Kas 20, 2017
122 Views
0 0

FENERBAHÇE’DE SOLDADO PATLAMASI

Written by

 

 

 

Cihan TAŞÇI

 

 

 

Kadıköy’de yağmurlu bir akşam, tribünler boş, rakip son beş haftanın en formda ekiplerinden Demir Grup Sivasspor.

Çubukluda önemli eksikler var. Hal böyle olunca da çubukluya sevdalı gönüller ‘’Fenerbahçe bu maçı kazanır ’’ diyemiyorlardı. Fakat Cuma ve Cumartesi gecesi şampiyonluktaki en önemli iki rakibi puan ve puanlar kaybetmiş, Fenerbahçe’ye gün doğmuştu.

Fenerbahçe çalkantılı geçen on beş günün sonunda maça çıkarken ya ‘’dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç’’ diyecekti ya da ‘’ bu son fasıldır kazanayım da nasıl kazanırsam kazanayım’’ diyecekti. Böyle duygularla başladı Demir Grup Sivasspor maçı.

Aykut Kocaman uzun bir aradan sonra Mehmet Topal’a görev vermişti. Ozan neden yok diyenlere sorunun cevabı maç içerisinde Topal’ın savunmada ki başarısı cevap oldu sanırım. Aynı zamanda da Mehmet’in kadro dışı bırakılıp bırakılmadığı tartışmaları son buldu.

Maç öncesi oluşan hislerden, cevap aranan sorulardan sonra dönelim yeşil zeminde oynanan oyunun nasıl olduğuna!
Hakemin düdüğü ile başlayan oyunda Fenerbahçe’nin iştahlı olduğu sinyalleri gelmeye başladı. Rakibe kendi sahasında basarak  göz açtırmıyordu. Çok iyi mücadele ediyor, orta alanı kalabalık tutarak alan daraltıyordu. Oyuncular pres yapıp, neredeyse topu ısırıyorlardı. Ana düşünce yatay oynamak değil, çabukça meşin yuvarlağı ileri taşımaktı. Bu düşünce hareketli oyunu ve beraberinde yardımlaşmayı da getiriyordu. Fenerbahçe fizik olarak oldukça diriydi. Nitekim ilk 45 dakika da rakibine göz açtırmayan Fenerbahçe soyunma odasına 1-0 önde gidiyordu.

İkinci yarının başında defansın arkasına atılan topta golü kalesinde gören Sarı Kanarya bu defa paniklemiyor, ilk yarıda ki oyunun temposunu daha da yukarı çıkarıyordu. Aykut Kocaman bu defa erken bir hamle ile Soldado’yu oyuna alarak ceza sahasında daha kalabalık olmayı amaçladı. Nitekim Soldado girer girmez direkten iki defa dönen topa voleyi yapıştırıp, topu Demir Grup Sivasspor ağlarına gönderiyordu. Bu golden sonra on kişi kalan rakip takım için fazla yapacak bir şey yoktu. Çünkü Fenerbahçe inanılmaz bir fizik gücü ile oynuyor, sürekli golü arıyordu. Nitekim bunun sonucunda da iki gol daha bularak maçı bitiyordu.

Gecenin kahramanı attığı üç gole karşılık Soldado olarak gözükse de asıl kahraman Janssen’di. Hollanda’lı yıldız takımın en iyisi idi. Yapılması gereken ne varsa yaptı. Kendi ceza sahasına gelip rakibi bozdu, İlerde baskı yaptı. Koştu, bastı. Gol atmasına kale direği müsaade etmedi ama üç golde de onun katkısı vardı. Zaten oyundan çıkarken de taraftarın alkışı her şeyi gösteriyordu.

Maç sonunda, maçı analiz ederken bir iki detayı da atlamadan geçmemeliyiz.
Giuliano’nun gerçek yerinin forvet arkası olduğu gerçeğini Saldado’ verdiği pasta gösterdi. Josef ve Topal ikilisinin savunma anlamın da daha başarılı olduğunu gördük.

Ayrıca Soldado ve Janssen ikilisi birlikte oynar mı sorusu bir anda gündem oluşturdu.

Rakiplerinin puanlar kaybettiği haftada kazanarak aradaki puan farkını altıya indiren sarı kanarya da taraftarlar her ne kadar mutlu olsa da Yahya Kemal’lin
‘’Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle’’ dediği gibi umutsuzluğu gitmiş değil.
Ancak son beş maç kazanılırsa işte o zaman Kadıköy’de kara bulutların arkasında ki güneş kendini yeniden gösterebilir…

 

Article Categories:
SPOR · YAZARLAR

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ücretsiz Wordpress Temaları
%d blogcu bunu beğendi: